28 Ağustos 2010 Cumartesi

Radikal ve Ebussuud Efendi

Daha önceden Radikal Gazetesi yazarlarından İsmet Berkan’ın Ebussuud Efendiye ait olduğunu iddia ettiği fetva hakkında bu sitede bir yazı neşredilmişti. İsmet Berkan’a iki e-posta göndermeme rağmen bir cevab gelmedi. Makalesinde kullandığı fetvanın kaynağına, mevcut neşredilmiş kaynakları ve yakın zamanda yapılan bir doktora tezini taramama rağmen ulaşamamıştım. Yazar bunu bildirirse minnettar kalacağım.

Aynı gazetenin bir başka yazarı Türker Alkan da 28/10/2007 tarihli yazısında Ebussuud Efendi’nin fetvaları üzerinden bazı yorumlarda bulunmuş. Radikal Gazetesi yazarlarının Ebussuud Efendi’nin fetvalarını bu kadar yakın takip edeceğini hiç düşünmezdim. Anlaşılan, Alkan kullandığı fetvaları, Ertuğrul Düzdağ’ın neşrettiği Şeyhülislâm Ebussuûd Efendi Fetvaları adlı kitaptan almış. Makalesinde fetvaları anlayabildiği kadarıyla sadeleştirerek kullanmayı tercih etmiş. Fetvaları zikrettikten sonra, çok büyük bir buluş yapmış edasıyla şunları yazmaktadır: “Bunlar, imparatorluğun en parlak döneminde, en üst makamda bulunan din ve hukuk bilgini olan kişinin yargılarıdır. Belki biraz da bu devletin neden göçüp gittiğinin ipuçlarını vermektedir, kim bilir”. Fetvalar içerisinde Osmanlı Devleti’nin “göçüp gitmesine” dair hangi ipucunu gördüğü merak konusudur.

Şimdi makalede geçen fetvalardan birini ele alacağım. Fetva şöyle: “Zorunlu olmadığı halde kâfir dilinde konuşan bir Müslüman küfür işlemiş olur, şiddetle cezalandırılmalıdır!”. Fetvanın aslı ise şöyledir [1]: “Mes’ele: Zeyd-i Müslim kâfir dilince zarûretsiz tekellüm eylese, şer’an nikâhına zarar olur mu? El-cevab: Zarar-ı mahzdır. Küfrüne hükm olunup avreti tefrik olunmaz, ta’zîr-i şedîd ile men’ü zecr olunur”. “Zarar-ı mahz” kendisinden fayda yerine zarar gelen manasındadır. Maalesef ibareyi okurken dikkatsiz davranan yazar: “Küfrüne hükm olunup avreti tefrik olunmaz” ibaresini “küfrüne hükm olunmaz dolayısıyla avreti de tefrik olunmaz” manasında anlaması gerekirken, tam tersine “küfrüne hükm olunur” şeklinde anlamıştır. Kaldı ki küfrüne hükm olunan biri avretinden tefrik olunur. Çıkardığı mana çelişkilidir.

Yazar tarihî mahiyet taşıyan bu fetvaya tarih ilminin usullerine uymadan yaklaşmıştır. Leon Ernest Halkin Elements de critique historique adlı eserinde belirttiği üzere tenkid metodunun ilk kanunu metinlere saygıdır. Bu nasıl tatbik edilir? Bir metin izah edilirken, metindeki cümleleri ve kelimeleri yazarının kastettiği mânâlar içerisinde anlamak gerekir. Ayrıca filolojinin (dil bilimi) tarih ilminde önemli bir yeri vardır. Filolojiden istifade etmeyen tarihçiye güvenilmez [2]. Alkan'ın yazdıklarına ne derece itimad edilebileceği ortadadır.

Fetva gayet açıktır. Bildiğin ecnebi lisanı olur olmaz kullanma. İcab ederse kullan. Bugün Avrupa’ya seyahat yapmış olanlar bilirler. Anadili İngilizce olmayan milletlere İngilizce bir sual yönelttiğinizde bildikleri halde İngilizceyi kullanmaya istekli olmazlar. Günümüzde Türkçe konuşulurken bırakın yabancı kelimeleri artık yabancı dilden cümleler de kullanılmaktadır. Ebussuud Efendi'nin dil konusundaki dikkati takdir-i şayandır. Bu sahada, telaffuz ve imlâları galat olan kelimeler ve doğru kullanımlarını anlatan iki risale kaleme almıştır [3].

Aslında yazarın makalenin sonunda zikrettiği ve “Devletin neden göçüp gittiği” sualinin cevabı ortada: Tarihine, diline ve kültürüne, kısacası kendine yabancılık.

Yazıyı Charles McLean Andrews'ın bir kitabından iktibasla sonlandırıyorum [4]: “Bir milletin kendi tarihine yaklaşımı kendi ruhuna açılan bir pencere gibidir ve böyle bir milletin kadın ve erkekleri şayet onların şimdi ne olduklarına sebep olan geçmişe karşı dürüstlülük, merhamet, açık fikirlilik ve hür ve artan bir anlayış göstermeyi reddederlerse zamanın getirdiği büyük vecibeleri yerine getirmeleri beklenemez”. Belki biraz da bu günümüz Türkiyesinin de neden yerinde saydığının ipuçlarını vermektedir, kim bilir...


Referanslar

[1] Ertuğrul Düzdağ, Şeyhülislâm Ebussuûd Efendi Fetvaları, İstanbul,1983, s 118.

[2] Leon Ernest Halkin, Elements de critique historique (Tarih Tenkidinin Unsurları), Trc. Bahaeddin Yediyıldız, Ankara, 1989, s.35-36.

[3] Abdülkadir Dağlar, “Ebussuûd Efendi'nin Telaffuz-İmlâ Üzerine Dikkatleri ve İki Risâlesi”, Turkish Studies, Cild 3, Sayı 6, 2008. Makaleyi buradan indirebilirsiniz.

[4] Charles McLean Andrews, The colonial background of the American Revolution: four essays in American colonial history, 1961, s.220.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder